Warning: Illegal string offset 'custom' in /home/lovepeac/public_html/wp-content/plugins/super-post/super-post-meta.php on line 89

Aşureden hallice…

1 Yazan : - 18 Nisan 2014 - Yaşam-İnsan

Hissettiklerimi anlatabilir miyim bilemiyorum.

Hissettiklerim demem de yanlış… Çünkü hiç şüphesiz anlatmakta hatta anlamakta çok zorlandığım, sert ve sadece yaşayanın bileceği bu acayip his durumu sadece bana ait falan değil, birçoğumuzun karmaşıklığı aşureden hallice halet-i ruhiyesi…

Her girdiğim kapının arkasında, birbirinden farklı onlarca odada, birbirinden uzak yüzlerce evde, sokaklarda, vapurda, bakkalda, berberde, hastane odalarında, kemoterapi ünitelerinde, çikolata dükkanlarında, kafelerde, esnaf lokantalarında, veli toplantılarında, simit alırken, Migros alışverişinde, lahmacun yerken birbirimizi tanımasak da hepimizin konuştuğu, belki de bizi bugüne kadar olmadığımız kadar yakın kılan, hem çaresizleştiren, hem boğan, hem birbirimizi delice sevmemizi başarmış, bizi çoğaltan ama bir taraftan da yalnızlaştıran bu hisler… Memleket halleri…

Aklımızı ve irademizi kullanmayı öğrettiler bize, düz gerçekler vardı. İki kere ikinin dört ettiği gibi, gökyüzünün mavi olduğu gibi, otobüste yaşlı bir amcaya yer vermemiz, ihtiyacı olana yardım etmemiz,  merhametli ve adil bir insan olmamız gerektiği gibi… Son derece basit, temiz gerçeklerdi bunlar… Komşunun camına top atmamayı, bakkaldan sakız çalmamayı öğrettiler bize, hata yapınca saçımızı okşadılar, iyi çocuk ol dediler… Basit ve sıradan anne babalarımızın basit, sıradan doğruları öğrettiği, basit, sıradan çocuklardık biz…

Ve şimdi büyüdük, kocaman insanlar olduk… Bazılarımız çok okudu, çok öğrendi, bazılarımız az okudu az öğrendi ama o basit doğrular hep aynı yerdeydi… Adalet, sağduyu, saygı, vicdan ve ahlak…

Çalıştık, didindik, kimi gün düştük, yenildik, korktuk, ama sonra kalktık, yeniden denedik, bu kez başardık belki, belki başaramayıp yeniden başladık… Belki zaman zaman kaybettik, belki kazandık… Bazen öfkelendik, bazen ağladık çaresizce ama hep o basit doğrularımız vardı…

Sonra bir mevsim, bir dönem geldi… Tüm o sıradan doğrular anlamsızlaştı, muktedirlerin kötülüğü yukarıdan aşağılara bir salgın gibi yayıldı… Adalet, saygı, ahlak, sağduyu, vicdan sanki buharlaşıp gökyüzüne çıktı. Muktedirler meydanlara çıkıp ağızlarından kötücül tükürükler fışkırtarak, hakaretler ederek seslenmeye başladılar biz sıradan ve basit doğruların öğretildiği insanlara… Yalanlar söylendi, hırsızlıklar cezasız kaldı, sesini çıkarıp hak arayanlar cebren ve hileyle susturuldu, evladını yitirmiş analar ağlatıldı…

Biz şaşırdık… Ama koskocaman şaşırdık… Yok, bu kadar da olmaz dedik… Hayretten açılmış gözlerimiz ve kelimeleri unutmuş o dev şaşkınlığımızla yanımızdakinin elini tuttuk, yanımızdaki de yanındakinin elini tuttu, hatta onun omuzuna başını yaslayıp ağladı ve diğer eliyle diğer yanındaki arkadaşını teselli etti… Hepimiz elele tutuştuk, sarıldık, dokunduk, daha iyi anladık, yanımızdaki olduk… Bir küçük bakışla bile birbirimizi anlar olduk, bambaşka bir dil geliştirdik.  Muktedirler kendi yarattıkları o vahşi âlemde debelenmeye devam ede dursunlar biz burada, o kürsülerden çok uzakta, onlara göre aşağıda bizlere göre yukarıda bir dünya kurduk… İçinde ahlak, vicdan, sağduyu, saygı ve ADALET olan…

Çok tuhaf bir ruh hali bu… Bizden olan bilir, bilmeyen zaten bizden değildir… Hassas ve fakat güçlü bir baloncuğun içinde nefes almaya çalışan, birbirine nefes veren ve verdiği nefeslerden nefes üreten bir şahane bütünün parçası olmak…

Hepiniz iyi ki varsınız… Çok zor günler yaşasak da… Küçük, sıradan doğrularımız kazanacak… Gökyüzü mavi… Kim aksini iddia edebilir ki?

Paper people holding hands

Ruhunu ve dünyasını temiz tutmaya çalışan,
bir şeyleri, birilerini ötekileştirmeyen normal insan..

Facebook Twitter    

No comments

Leave a reply

Daha fazla Yaşam-İnsan
Adam

  Adam tam elli yaşındaydı. Uzunca sayılabilecek bir boyu vardı. Son on senedir oldukça kilo almıştı ve bayağı şişko gözüküyordu....

Aşram…

Bardağımdaki, kakuleli, bol baharatlı, sütlü çayımı koklayarak içerken, güneş Himalaya’ların karşısından onları turuncuya boyayarak batıyordu…. Yaklaşık altı saatlik uçuş, sıkıcı...

Kapat