Lezzetli bir “ruh” salatası

2 Yazan : - 03 Temmuz 2013 - Yaşam-İnsan

 

Bol malzemeli, lezzetli bir “ruh” salatası gibi hissediyorum kendimi….

Son bir ayda yaşadıklarımızı iki ay önce birisi “öngörü” olarak söyleseydi hadi canım der geçer, bu kadar kısacık sürede böylesi katmerli mutlulukları böylesi yoğun üzüntülerle harmanlanmış olarak yaşayabileceğimize asla inanamazdım.

Susmuştuk hepimiz… Ait olmadığımız, ait hissettirilmediğimiz, günbegün varlığımıza yabancılaşan, demokrasiden uzak, tarafgir oluşumların içine, görünmez parmaklıkların arkasına, çaresizce hapsedilmiştik. Dayatılan şekilcilik, inanmadığımız yaptırımlar ve aidiyet yoksunluğuydu en önemli şikâyetlerimiz… O tarafta değildik, bu tarafta da değildik… Bir bütündük, ya da belki bir bütünün kırılmış parçacıklarıydık. Onların bunların kardeşleri olduğunu söyleyenlerden değildik, çünkü onlardık… Etiketlemiyor, “canım kardeşim gel barışalım” demiyorduk, çünkü barış zaten tek gerçekti… Kalbimiz Kürt’tü, damarlarımız Alevi’ydi, omurgamız Ermeni’ydi, gözümüz Türk’tü, ciğerimiz Musevi’ydi, başımız örtülüydü, ama mini etekliydik, eşcinseldik, heteroseksüeldik, ateisttik, mütedeyyindik, köylüydük, şehirliydik.. “her şey ”dik, “herkes” dik… Siz, biz… Onlar, bunlar demiyorduk… Hiç hesapsız, doğal reflekslerle seviyorduk birbirimizi… Ülkeyi yönetmek için seçilmiş, hesapta aklıselim olması gereken adamları dinliyorduk, çirkin meclis toplantılarını, öfke dolu kamuoyu açıklamalarını, tükürük saçan kavgalarını, saldırgan çirkefliklerini izliyorduk… Bitmiyordu öfke, susmuyordu kükreyen ağızlar… Ve biz yine -çoğu zaman gözü yaşlı- birbirimize bakıp… “Kim bu insanlar?” diyorduk…

Ve yalnız olduğumuza inanıyorduk… Bir avuç güçsüz, iyi niyetli, kafası kolaylıkla ezilecek nesli tükenmişlerdendik.

Ta ki… O güne kadar…

equality

30 Mayıs akşamı Gezi Parkı’na gittik… Birkaç mail almıştık, basın açıklaması yapılacaktı… Oradakiler yalnızdı… Ve desteğe ihtiyaçları vardı. 4000-5000 kişiydik o gün. Bizim gibi düşünen o bir avuç insandık… Ama yan yanaydık. Basın açıklaması yapıldı, ertesi gün yine destek için orada olacağımıza söz verip ayrıldık.

Ondan sonrası malum… Hepimiz biliyoruz…

Bugün… Aradan bir ayı aşkın bir zaman geçti.

Artık bir avuç güçsüz, kafası kolaylıkla ezilebilecek, nesli tükenmeye yüz tutmuşlar olmadığımızı biliyoruz. Kocaman, güler yüzlü, sevgi, saygı ve duygudaşlıkla birbirine şeffaf ama kopması imkânsız bir bağla dikilmiş olağanüstü bir topluluk olduğumuzu biliyoruz. Ağaçların arkasından, yalnızlık içinde inşa edilmiş bireysel kutulardan, bir ütopik dünya hayaliyle kapanılmış odalardan, karanlık zannettiğimiz köşelerden, kilitli sandıklardan bizim o kaybolduğunu sandığımız parçalarımız birer birer ortaya çıktı. Bütünün parçaları birbirini yeniden buldu ve ortaya sapasağlam, çıkarsız, sahici ve toleransı çok yüksek olduğu için kırılması imkânsız çok güçlü bir yapı oluştu. Gözyaşlarımız ve kahkahalarımız birbirine karıştı. O kaybedip arkasından yas tuttuğumuz aidiyetlerimiz geri geldi. O başa çıkılması çok zor olan yalnızlık duygusu bu  muazzam sinerji ile buhar oldu, uçtu gitti…

asiriuc

Evet… Bu duygularımı yazmak istedim, bunları yazmadan yazacağım her yazı eksik olacaktı… Duygusuz ve değişimi reddeden felsefelere inanmıyorum. Çağın ruhu ve gerçeği “doğru da olsalar”  tüm eski duruşların ve düşüncelerin yanına duygu da katmayı gerekli kılıyor.

Bundan sonra, kapısı açılmış bu yepyeni, umut dolu yolda hep birlikte en az hata ile ilerleyebilmek için öğrenmeye ve öğretmeye kendimizi adamamız gerekiyor. Daha yolun çok başındayız… Seçilmişler hala aynı kirli öfkeyle kükremeye ve nefret yüklemeye, onlar, bunlar demeye devam ediyorlar.  Ne var ki biz artık kocaman, yıkılması imkânsız bir duvarız. Sabır, soğukkanlılık ve inanmaktan asla vazgeçmeden, bu gücümüzü bilerek ve bunu korumak için tüm hassasiyetlerimizi bir kalkan haline getirerek en sağlam adımlarımızla yürümeliyiz.

Bu daha başlangıç mücadeleye devam….

 man

kiss diren gezi

sınav

 

 

Yazarın Diğer Yazıları : 

 

Ruhunu ve dünyasını temiz tutmaya çalışan,
bir şeyleri, birilerini ötekileştirmeyen normal insan..

Facebook Twitter    

1 Comment

  • […] kafamız karma karışık . Şu yazıda anlatıldığı gibi ,”lezzetli birer ruh salatası” gibi hissedilenler .  Bir çok hissi bir arada hissettiğimiz gibi başkaları adına utanmayı […]

  • Leave a reply

    Daha fazla Yaşam-İnsan
    Saatleri Ayarlama Enstitüsü

    “Halit Ayarcı gülmemek için dudağını kıstı. -          İnanmayan bir adamla çalışmak dünyanın en güç işidir. Artık bunalmıştım. -          Bütün dediklerinizi...

    Bir Gencin Kıtalararası Taşınma Olayı

    Eğer 19 yaşındaysanız ve kıtalararası taşınmanız gerekiyorsa size bir kaç ipucu vereceğim: *Öncellikle geride bıraktıklarınız için üzülmeyin (ölmüyorsunuz çünkü) *Sevdiğiniz...

    Kapat