Warning: Illegal string offset 'custom' in /home/lovepeac/public_html/wp-content/plugins/super-post/super-post-meta.php on line 89

Roopkund Trek / Uzun Geceler

4 Yazan : - 16 Nisan 2013 - Seyahat, Yaşam-İnsan

 

Tents Çadırda uyku tulumu içinde uyumak bir takım kuralları öğrenmeyi gerektirir. İlk gecenizse, şimdiye kadarki en uzun gecenizi geçireceksiniz demektir. 10 numara şahane uyudum diyen birisine denk gelirseniz de, üzülmeyin, yalan söylüyordur ve gecesi en az sizinki kadar berbat geçmiştir. Zeminde ince bir mat, onun üzerinde uyku tulumu. Çadırın kurulduğu alan uygun ve problemsiz görünüyor ama içine girip uzandığınız da fark ediyorsunuz ki, hafif (bazen hafiften daha çok) bir eğim mevcut, kuzeyden güneye yada doğudan batıya ( hiç fark etmez ama bence doğudan batıya eğim daha zorlayıcı ). Bunun üzerine o düz varsaydığınız zeminin içinde bir küçük taş ( yarım patatasten büyüğü hissetirir kendini ), bu taşın kalçanızla boynunuz arasında bir bölgede yer alması gece boyu çadırı söküp biraz yana tekrar kurma isteği uyandıracaktır içinizde. Bunlar en sık rastlanan iki problem. Bunlardan başka, zeminin soğuk olması, çadırın içinin oldukça soğuk olması, uyku tulumunun içinin buzdolabı kadar soğuk olması gibi soğukla ilgili sıkıntı, yastık sıkıntısı ve karanlık. Hemen bunlarla birlikte at başı koşturan soğuk – çiş döngüsü ve en nihayetinde çadır arkadaşınızın horlayan yada tıslayan bir arkadaşınız olması. İşte çadırda uyku tulumu içinde uyumak böyle birşey. Bu kadar uğraşılması gereken mevzu varken, lütfen dikkatli olunuz ve akşam yemeği ve sonrasında sindirim sisteminizin asabını bozacak, düzenini alt üst edecek yiyecek çeşidi ve miktarından kaçınınız. Zira çadıra çekilipte uyku tulumu içinde bir pozisyon aldıktan sonra, motorda oluşabilecek beklenmedik hareketlenme ve doğal süreç gereği büyük abdest ihtiyacı, burada detaylara girmeye gerek görmüyorum, cennette cehennemi yaşatır insana.

1Greaatscape Mundoli‘nin bu inanılmaz sabahında, sekiz İstanbul’lu gencin içi içine sığmıyordu. Tüm hazırlıklar tamam ve yola çıktık. Her birimizin hörgücünde (sırtında) birer küçük sırt çantası, içlerinde günlük yürüyüş esnasındaki ihtiyaçlar, geri kalan herşey artık bundan böyle katırlarla birlikte gelecek. Treking bayır aşağı başladı ve ilk üç saat kadarı bu şekilde devam ederek şahane orman yolundan vadinin dibine kadar indik. Neşeler yerinde, şakalaşmalar müstesna, muhabbet çok lezzetli. Bu bayır aşağı rotanın yaklaşık üçte ikisini bitirdiğimiz yere denk düşer, ilk dere geçişimiz. Sekiz İstanbul’lu genç sırasıyla dere aşmaya çalışırken ben geride, sona kalıp fotoğraf makinasıyla bakalım dereye düşecek var mı diye beklemeye başladım. Evet beklediğim gibi bir delikanlı dereyi geçmek için ilk adımını yosunlu kayaya attığında, kayıp derenin içine yuvarlanıverdi ve bende pislik bir şekilde bu anı ölümsüzleştirdim. 1Aydogan1 İşte burada ilk dersimi alıverdim, düşmez kalkmaz bir allah yada gülme komşuna gelir başına mı demeliyiz. Doğru tahmin ettiniz, dereye düşen ikinci kişi de benim. Vadi bir dereyle yarılmış vaziyette, en aşağıya indiğimizde köprüden derenin öte tarafına vardık ve bundan sonra hiç bir daha yokuş aşağıya inmemek kaydıyla tırmanışa geçtik. Didina ya vardığımızda ekip dağıldı ve geride kalanları beklemek üzere botlar çıktı, çimene yayılındı. Saatler dördü gösteriyor, yokuş devam, bacaklarda takat kalmamış, gördüğümüz her taşa her kütüğe götümüzü koyup soluklanacağız derken kampa varmayı iyice geciktiriyoruz. Orman Ve yağmur başladı.. Evet biliyorum, tırmandıkça şartlar daha da zorlaşacak, bunlar iyi zamanlarımız ama yine de ben artık kampa varmak, şu çantayı sırtımdan atmak, botları çıkarmak, tamam artık diyene kadar kana kana su içmek ve arkasından da masala çayı istiyorum.Yemek yediğimiz çadır aynı zamanda kapalı alanda bir arada oturabileceğimiz tek mekan. Üçbuçuğa beş bir zemin, yükseklik (en yüksek) iki metre vardır ayakta rahat durabiliyoruz çünkü. Chapati, tuzsuz yağsız pilav, mercimek, yumurtalı bir şeyler, karnıbaharlı birşeyler, vegi-cutlet (mücver’e denk düşer) ve herşeyin içinde curry. Sonrasında da masala tea. Genelde çıkan yemekler bu ve benzerleri. Pilav ve Chapati (ekmek muadili) her daim sofrada, geri kalanlar o gün şefin içinden nasıl geliyorsa o şekilde. Tüm çadırlı günlerin en şok edici servisi ise, iki sonraki sabah kahvaltıda gelen meyve salatasıydı bence. Doğranmış ve hafif geçmiş tropik meyveler mayoneze bulanmış olarak meyve salatası olarak getirildi kahvaltı soframıza.

1Comell

İlk gece herkes çadırlarına çekildiğinde saat henüz dokuz olmuştu ve cidden o saatten itibaren sabaha kadar vakit nasıl geçecek, hiç birimizin bir fikri yok.

Aaggrrouuuuh – iioowuu- yhhoogg…. (tamam doğru harfleri arka arkaya sıralayamadığımı bende düşünüyorum ama bu güne kadar duymadığımız canhıraş bir çığlık veya bağırtı mı demeliyim, uzaktan ama çok da uzak değil sanırım bizi şöyle bir yerimizden zıplattı).Arkasından kesif bir sessizlik, sonra aniden çadır etrafında dolanan ve otlayan katırlarımızın çıngıraklarının sesleri. Uffff ürperdik işte.Çadırlar bitişik nizam yanyanayız iki çadır arası bir metre bile yok.

– Çocuklar… duydunuz mu?

– Heeee… Neydi lan öyle o?

– Köyden geliyordu herhalde, eğleniyorlar filan

Aaagruuhh – wrooppm – baauuuu….

– Bu mu lan eğlence sesi? Hadi lan oradan, canavar filan bence bu.

– Oğlumm yatın zıbarın bee köpek uluyor işte..

– Abii kesin leopar bu, söylemişlerdi zaten aç kalınca köylere filan geliyorlar diye kesin birazdan gelip bizim götümüzü de yer bu hayvanat.

– Yaa yemişim leoparınızı manyakmısınız, yatın zıbarın beeee..

Aaaarrrhhh – phhoouuusss – grooouueeee – wwy

– a.koyıım bu ne lannn?

– Boku yedik kardeşlerim..

Kimse çadırından çıkmadı, kimse o geceyi huzurlu geçirmedi ve ertesi sabah kendi aramızda hala neydi o ses bulmaya çalışırken, onbir kişilik sherpa ekibi pis pis bize sırıtıyordu.

1Cayircimen

1esekler

Yazarın Diğer Yazıları

  • Abla
  • Adam
  • 2013 yazında neler oldu?
  • Devrimin Ruhu...
  • Jan Svankmajer

Metin Yuce

Sorunsuz yaşa, parasız idare edebilmenin simyasını bul, ölene kadar gez.
Birde bunun latincesini yazabilecek birini bulsam çok havalı olacak.
sağolsun işletme müdürümüz tercümemi yaptırmış..
Inconsutilem aetate, potens ad tractandum gratis Find alchimiae, usque ad obitum suum in hindsight.

Facebook Twitter YouTube   

1 Comment

  • […] Akşam üzeri, güneşin dağların arkasına kaybolma zamanıyla eş zamanlı olarak Bedni Bugyal’a vardığımızda kamp alanının bir kilometre kadar dışında bizi karşılayan servisçi sherpa’nın termosundaki çorba, bugünkü uzun, zorlu yürüyüşün güzel bir hediyesiydi. Artık dönüş yolundayız, bunun benzeri için bir kere daha fırsat olacak mı, bilemiyorum ama burada, yaşadığım her anı sonuna kadar keyifle üzerimde taşıyacağım. Şimdi istikamet Risikesh, Ganj’da rafting yapıp, German bakery‘de güzel şeyler (batılı) yiyeceğiz. Bu bacaklar beni taşıdığı sürece, kimsenin gitmediği yere git, kimsenin yemediğini ye, kimsenin görmediğini gör. Buda benim motto’m olsun işte.. […]

  • Leave a reply

    Daha fazla Seyahat, Yaşam-İnsan
    Varanasi … Kutsal Ganj

      Varanasi, en efsunlu şehir.  Anlatması pek zor çünkü orada yaşanan karmakarışık, rengarenk duyguların bir benzeri ve ötesi yok. İnsanı...

    Roopkund Trek / Kamptan önce

      -Jarphu kardeş, ne kadar yolumuz kaldı? -Sevgili Sakni, yolumuz aydınlıktır neden böyle huzursuzlanıyorsun anlamadım, gün doğalı daha birkaç saat...

    Kapat