Warning: Illegal string offset 'custom' in /home/lovepeac/public_html/wp-content/plugins/super-post/super-post-meta.php on line 89

Varanasi … Kutsal Ganj

3 Yazan : - 16 Nisan 2013 - Seyahat

 

Varanasi, en efsunlu şehir.  Anlatması pek zor çünkü orada yaşanan karmakarışık, rengarenk duyguların bir benzeri ve ötesi yok. İnsanı içine döndüren, sessizleştiren, kelimeleri anlamsızlaştıran, dünyevilikten uzaklaştıran, zamanın durduğu bambaşka bir atmosfer. Geride bırakılan hızlı ve kolay tüketilen hayatın detaylarını unutturan, uzaktaki dertleri küçültüp yok eden, sana seni sorgulatan, ruh temizleyen bir şehir. Tanrı Şiva Vishwanat’ın ve Tanrıça Ganga’nın şehri burası. Ganj Hinduların tanrıçası ve hayat kaynağı. Kutsal Ganj Hintliler için her şey ve her yer demek. İnanışlarına göre Ganj suyundan bir yudum içmeden ölmek tamamlanmamış bir hayat.

Ölü yakma törenleri ise bambaşka… Oradayken yazdığımız günceden bir bölüm yapıştıracağım aşağıya… Bizi oldukça korkutan bir gündü… (Dünyevilikten uzakta olsan da dünya seni hiç yalnız bırakmaz ve anlaşılan her Hintli kutsal Ganjda yıkanmaya ve arınmaya gelmemiş buraya)

motherganga

Her derde deva Ganj

hindu prayer hands

Hava güzel, ışık sağlam. Yolumuz bizi en büyük burning ghat a – ölü yakılan ghat- getiriyor.

Kutsal şehir Varanasi’de burning ghatlarda fotoğraf çekmek kesinlikle yasak.

Ghat girişlerinde kara bıçkın delikanlılar, ölülere saygı, burada foto, video yasak diyorlar…

Elbette haklılar… Elbette bu çok özel bir alan ve elbette çekmeyeceğiz. Bıçkın gençler bizi, ölü yakınları etrafta yabancıların olmasından hoşlanmıyor diyerek, bir binanın üst katına çıkmaya ikna ediyorlar. Tuhaf karanlık, pis, terkedilmişe yakın, perişan bir bina. Seremoniye yukarıdan bakan bir terası var, aşağısı çok iyi gözüküyor.  Ateşler yakılmış, dumanlar gökyüzünü kaplamış, törenler başlamış… Kalabalık, kasvetli ve bir o kadar da ilgi çekici. İnsan uzun uzun izlemekten, ölümü ve yaşamı, varlığı ve yokluğu düşünmekten kendini alamıyor. Makinelerimiz yasaklı, ama şimdi bir düşünün, hayatını fotoğrafa adamış, bununla yatan bununla kalkan bir insanı böyle muazzam bir yere koyuyorsunuz, elinde de makinası var… Nasıl çekmez ki! Parmakları kaşınır, eli ayağı titrer, içi gider o deklanşöre basmak için. Evet… Oytun’un parmakları fena halde kaşınıyor. İlla ki o deklanşöre basacak. Makinenin vizöründen bakmadan seremoniyi hedefleyip arka arkaya 2-3 kez basıyor şaka şuka… Nasılsa kimse görmedi, hem ne olacak ki, zaten kendimiz için çekiyoruz, ne zararı olacak diye düşünürken bıçkın delikanlılardan biri hayalet gibi yanımızda beliriveriyor. “Come with me brother” diyor Oytun ‘a, kolundan çekiştirerek. Noooluyorsun diyoruz, Oytun adamı ittiriyor, adam Oytun’u… herif asabi… pis bakışlı… Geleceksin benle, gördüm fotoğraf çektiğini, yasak dedik sana, bunun cezası çok büyük diyor. Tırsıyoruz. Göster ne çektin diyor, hafif itiş kakış oluyor. Çekmedik bir şey diyoruz, adam bakacağım diyor, göstermiyoruz. Gördüm çekerken yalan söylüyorsun diyor, bir başka adam daha beliriyor o anda… İşler fena… Ne yapacağımızı bilemiyoruz, etraf karanlık, kimseler yok, bağırsak duyan olmaz, herifler bela gibi. Kurtulamıyoruz. Para vereceksin diyorlar, 5000 rupi… (100 dolar civarı) İş uzuyor, makineyi çekiştiriyorlar… Allahtan Oytun hızlı davranıyor makineyi kapıyor ve fotoğrafları siliveriyor… Adamı daha fena sinirlendiriyor bu, ne siliyorsun deyip sövüp sövüştürmeye başlıyor, bu arada bir fırsat bulup kaçar gibi binadan aşağı iniyoruz. Ghatın arka tarafı eni 1 metreyi geçmeyen daracık labirent gibi sokaklarla dolu, oraya dalsak herifler peşimizde… Diğer tarafı belleyip, ölü ailesinin içinden geçip kendimizi kaybettiriyoruz. Adrenalin had safhada… Sürekli arkamıza bakarak en hızlı adımlarımızla uzaklaşıyoruz.. Herifler bizi kaybetmiş olmalılar… Kurtulduğumuza şükrederek ghatlara tünemiş bir Japon hippy grubuna kuyruk oluyoruz, güneş gözlükleri gözümüzde, çekik gözlü sanılabilir miyiz? Hmm… Pek sanmam Oyt 1.90… Kendimizi küçültüp ortalık sakinleşene kadar Japon hippylerinin gitar muhabbetlerinin arasında saklanıyoruz.

ghatboy

Kıssadan hisse… Kurallara uyun, uymayanları uyarın, olmadı kaçın…

Saygılar…

burning ghat2

Ölü yakım töreninin ardından kalan küller Ganj’a dökülüyor

burning ghat

Ölü yakma töreni bittikten sonra bu mekanlar çocuklar için bir tür oyun alanı oluyor.

Not: Fotograflar kendi portfolyomdandır, herhangi ticari bir ortamda kullanmamanızı rica ederim. Kullanmak isteyenler için burada istockphoto adresimi veriyorum

Yazarın Diğer Yazıları : 

 

Ruhunu ve dünyasını temiz tutmaya çalışan,
bir şeyleri, birilerini ötekileştirmeyen normal insan..

Facebook Twitter    

1 Comment

  • […] başlarız ee hadi ne zaman gidiyoruz diye. Hindistan başka, bambaşka bir aşk… Oranın renklerini, seslerini, duygusunu daha sonra anlatacağız nasılsa… O şahane ülkenin hikayeleri […]

  • Leave a reply

    Daha fazla Seyahat
    Roopkund Trek / Kamptan önce

      -Jarphu kardeş, ne kadar yolumuz kaldı? -Sevgili Sakni, yolumuz aydınlıktır neden böyle huzursuzlanıyorsun anlamadım, gün doğalı daha birkaç saat...

    Varanasi… İlahi Aşk

      Varanasi…  Anlatmak için yeterli ve doğru kelimeleri bulabilmek zor… Önce biraz bilgi… Hinduların en kutsal şehri, ölüm ve yaşamın dostça...

    Kapat